1786’dan, William Tayler’den bu yana, halkla ilişkilerin tek doğru tarifinin “pazarlama” olduğuna inanıyor, Kolomb’un keşfettiği Amerika’yı bir daha asla keşfedemeyeceğimizi biliyoruz.

Ama, (Pîrî Reis'in kanıtladığı gibi), Amerika’ya gitmenin 1001 farklı yolu olduğunu da bildiğimiz için, “fikir"i, “sıra dışı fikir”i, etkili bir pazarlama faaliyetinin hem “bulunmaz incisi”, hem de “lokomotifi” sayıyoruz.

Adımız, bu yüzden "Fikirevent”. Ancak, iş ortaklarımız ya da partnerimiz saydığımız müşterilerimize verdiğimiz tek hizmet “yapıcı fikir” değil “medya ilişkileri”nden “sponsorluk yönetimi”ne, “sosyal sorumluluk yönetimi”nden, “ürün / hizmet tanıtımları”na, “basın toplantıları"ndan “lansmanlara”a, “fuar organizasyonları”ndan “PR desteği”ne, müşterilerimizin talep ettiği her ihtiyaç için tüm güçlerimizi seferber edecek tutkuya da sahibiz...

Çünkü, Kolomb’un keşfettiği Amerika’yı bir daha asla keşfedemeyeceğimizi bildiğimiz kadar, “Kolomb’un Yumurtası”nın sırrını da biliyoruz: “Başarmak için yola çıkanların önünde hiçbir engel yoktur!” ve, “kaptan”a, yol boyunca geçirdiği fırtınaların değil, her zaman, her koşulda, daima, gemiyi limana sâlimen getirip getirmediğinin sorulduğunu biliyoruz. Sonra, limana sâlimen getirdiğimiz gemiyi yeni ufuklara götürmek de bizim işimiz... Çünkü, “bu” limanda,  “tüm gemiler” güven içinde barınabilme şansına sahip olsa da biliriz ve inanırız ki, gemiler limanlar için değildir... Bu yüzden, “fikir” gemimizin uğradığı her liman, biz uğrayıncaya kadar “bilinmeyen bir limandır.” Bayrağınızı o limana güvenle diker, sizin adınıza kaydederiz. Bize, kaptanından tayfasına, “şâhâne bir yolculuğun” keyfi kalır, Yolculuğun keyfi bizim için o kadar büyüktür ki, “arslan payı”nı, her zaman, her durumda “sponsorship”lerin alacak olması gerçeği, keyfimize, sadece keyif katar.

Tıklayın, Neler Yapıyoruz?